13 Ağustos 2010 Cuma

Mal Varlığı

çekin ellerinizi kanatlarından onların . dokunamazsınız kuşlara . buna hakkınız yok . hasta değil onlar . hasta olan sizlersiniz . tüm insanlığı hastalıklı bir yaşamın kaderine terkettiniz . dokunulması gereken varsa ; o da sizlersiniz . bırakın o horozu . o çuval , o ateş en çok sana yaraşır . ölürse o horoz , sabah olmaz ; gün ağarmaz . aydınlanmaz olur gökyüzü . bir karanlığın içinde bizi almaya gelecek olan o kuş tanrısının yolunu bekleriz . çekin ellerinizi turnalardan , tavuklardan . martıları aç bıraktınız . kendi yalnızlığınızı bize yıktınız . ama biz balığız ve deniz ile gökyüzü kardeştir düşlerimizde . düşlerimizden ve yüreğimizden çekin ellerinizi. demir parmaklıkların gücü ne gökyüzüne ne okyanuslara yeter ...

kuşlara özgürlük...



şişedeki balıklar olarak , mal varlığı tartışmalarına son veriyoruz . ve hiç çekinmeden sahip olduklarımızı tek tek sizlerle paylaşıyoruz . tarih bizi bu sayfaya yazacak ve tarihin karanlık çukurlarında çoktan yerlerini almışlara , bir paraguay türküsü olacak ...



sanıldığı gibi hiç de küçük olmayan bir hafıza .

üç okyanus ve onlarca deniz

balıkçılar var şaraplarıyla üzerimizde salınan ...

sonra mercan kayalıkları ,

simitleriyle martılar , leylekler

şairleri taşıyan eski istanbul vapurları ,

şişelerimiz var içlerindeki şarabı balıkçılarla paylaştığımız

sonra deniz kızlarının , okyanusu şiire kesen güzellikleri

köpek balıklarının korkusu

uzak ülke gemileri

bir ormana benzeyen yosunlar

hiç yaşlanmayan kaplumbağalar ...



bu tartışmaların ardından meclistekilere değil ;

bir yıkımın eşiğine gelmiş olan dünyaya dokunulmazlık hakkı istiyoruz . 8 mart dünya emekçi kadınlar gününü ve 1 mayıs işçi bayramını kutlamadan geçmiyoruz . yaşanan savaşları , ırak'ı unuttuğumuzu düşünmeyin sakın . unutmadık hiçbirini . şişedeki balıklar olarak , toplu sözleşmeli grevli sendikalı hakkımızı sonuna kadar savunuyoruz . parası olmayanları hastanelerin yanına bile yaklaştırmayan genel sağlık(sız) sigortası yasasına da karşı çıkıyoruz sesimizle . 2012'ye kadar yapılması planlanan üç adet nükleer santralin inşaasına engel olacak her adımı desteklemekten çekinmiyoruz .



paralı eğitimi , paralı sağlıkla birlikte okyanusun kara deliklerine , bir daha geri gelmeyecek şekilde gömüyoruz . sonra çocuklara , her sabah sütten bir yaşam hazırlıyoruz . derken çocuklar büyüyor ve tavuklar yetişiyor yardımlarına . ellerinde yumurtalar , unakıtan'ın yüzünde patlıyor .

sonra bir çiftçiye bağıran bir başbakana , anasının ellerinden öperek can yücel'den küfürlü türküler yolluyoruz . içkilerimiz şiirlere meze oluyor .



şarap şişemiz , içinde bu yazdıklarımızla , hani derler ya bir hayal ülkesi ya da kaf dağı'nın arkasında bir düş bahçesi ;

işte o yolun kapısında usul usul yol alıyoruz .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder